Bayram ve Yilmaz Usta ilk Roman Denemem-Film izle,indirmeden porno izle seyret +18 Online erotik sinema video türkçe


11 Kasım 2008 Salı

Bayram ve Yilmaz Usta ilk Roman Denemem

Her pazar öğlene kadar uyumayı çok seviyorum. Bu pazarda öyle yaptım, ayrıca bu gün Ramazan Bayramıydı. Telefonun fişini çektiğim için kimse beni rahatsız edememişti. En büyük zevklerim den biri de pazar sabahı kendime kahvaltı hazırlayıp ve kahvaltımı yaparken gazetemi okumak. Gazetede Sevgili Selahattin Duman'nın yazısını okuyordum aynen şöyle yazıyordu "Bayram günü birlik ve beraberliğimizi bozmayalım Ramazan davulcuları bahşiş için karşımıza dikildiğinde cimrileşip Hristiyan olduğumuzu iddaa etmeyelim. Misafir geldiğinde kendimizi evde yokmuş süsü vermeyelim."
Yazıyı okuduktan sonra çok güldüm . Kapı çalıyordu gülerek kalbimi açtım. Tabiki salim efendiydi, bayramları hiç sektirmez dört çocuğu ve karısıyla kapının önünde dikiliyordu. Salim efendi iyi bayramlar dedi sonra çocuklar hadi elini öpün Sekosan amcanızın. Çocuklar anında saniyesinde teker teker elimi öpmeye başladılar. Bende çocuklara şeker ve harçlık ikram ettikten sınra telefonun fişini takıp akrabaları arayıp bayramlarını kutladım. İşin açıkcası içimden hiç dışarı çıkıp el öpmek gelmiyordu.El öptürmek daha güzel. Soran arkadaşlar aramaya başladılar. Onlarıda başımdan defettikten sonra hava nasıl bakmak için yatak odasının camından dışarı bakıyordum. Birden bir adam gözüme çarptı. Bizim apartmanın bahçe duvarını yapıyordu. Çok ilgimi çekti en sonunda dayanamayıp eski elbiseleriöi giyip aşayığa yanına indim. Kolay gelsin usta Sağol abi Sana yardım etmeye geldim. Abi bayram bayram üstünü pisletme boşver çık evine ben ise kararlı ses tonu ile hayır dedim peki ozaman deyip küreği elime verdi ve çimento harç yapmaya başladık. Yüzünden anlaşılana göre bayramda çalışmaktan şikayet etmiyor aksine büyük haz duyuyordu. Halinden mutluydu,harcı yapıp el arabasına doldurmaya başladık bana dönerek sordu ; Abi senin adın ne ? Sekosan yasenin Yılmaz abi Yılmaz bayramda çalışmaktan sıkılmıyormusun ? Hayır tam tersi zevk alıyorum. neden ? Hem para kazananıyorum hemde bayramda gidecek kimsem yok ayrıca Allah çalışan kulunu sever. Nerede oturuyorsun ? Sultanbeyli'de bir göz oda gecekondu kendim yaptım. Peki annen baban öldümü neredeler ? Memleketdeler Niye yanlarına gitmiyorsun Pek aram yok Neden? Uzun hikaye abicim

İlk önce anlatmak istemedi ama sonra yumuşamaya başladı dayanamadı ve başladı anlatmaya ; Giresunlu'yum orada doğup büyüdüm 15 yaşına kadar babamla hiç bir sorunumuz yoktu. 15 yaşındayken kavga ettik ve beni evden kovdu. Annem babama çok yalvardı ama nafile. Bir kaç gün köyde kaldım caminin avlusunda yattım. Babamın siniri geçmiştir deyip eve gittim babam evde yoktu annem ağlayarak sarıldı bana git oğlum dedi baban sana çok kızmış git buralardan durma dedi kolundaki bilezikleri çıkarıp elime tutuşturdu al bunları 2-3 ay gözükme babanın gözüne Amcanın yanına İstanbul'a git. Belki ozamana siniri geçer. Anneme sıkı sıkıya sarılığ ağladıktan sonra şehre indim ilk otobüsle İstanbul'a amcamın yanına gittim. Amcamın beni görünce çok sevineceğini sanıyordum ama öyle olmadı eve geri dönmemi söylei bende ısrar etmedim ayrıldım yanından. İstanbul büyük şehirdi belliki bir iş bulurdum bende deyip Aksarayda bir bekar odasına yerleştim oda 3 metre karelik birr yerdi içinde sedece bir yatak ve kırık bir lavabo vardı sadece. Ertesi gün iş aramaya başladım ama ara ara dur nafile kimse iş vermıyordu bu böyle bir hafta devam etti. Kısa zamanda paramı tükettim hem evsiz hemde aç kalmıştım. Sokakta kalıyordum ve ben daha onbeş yaşında hayatın ne olduğunu bilmeden ayakta kalmak için mücadele veriyordum. Bir gece arabaların teyiplerini çalarak para kazanan çocuklarla tanıştım. Beraber teyip çalmaya başladık. Bir hafta sonra tek başıma teyip çalmaya başladım çaldığım teypleri yarı fiyatına satıyorduk bayağı para kazanıyorduk beraber aynı evde kalıyorduk. Yine bir gün teyp çalarken polisler kıstırdı kaçmaya çalıştım ama kıskıvrak yakaladılar. Hemen o gece nöbetçi mahkemede yargılandım. Yaşımın küçük olması nedeniyle 4 sene hapis cezası aldım ve beni cezaevine attılar.

Orada ilk seneler çok ezildim. Hapisaneden çıktığımda yirmi yaşındaydım. Askerlik gelmişti ilk önce gitmemeyi düşündüm ama askerlikten kaçış yolu yoktu. Askerlik şubesine başvurdum bir hafta sonra beni askere aldılar. Askerdeyken eve anneme mektup yazıyordum oda bana cevap yazıyordu mektubunda babamın hala benı affetmediğini söyluyor hapse girdiğimin babamın öğrenmesinden sonra bana daha sinirlendiğinden bahsediyordu. Askerliğim fazla sıkıntılı geçmedi. Niğde'de yapıyordum rahat bir yerdi. Askerde kamyon şöförlüğü yapan arkadaşlarım vardı. Askerlik bitince bana yardım etmelerini iş bulmalarını istediö. Askerlik biter bitmez kamyon şöförlüğüne başladım. Niğde'den istanbul'a kamyonla sebze taşıyordum çok yorucu bir iş gece gündüz belli değil uykusuzsun ama hepsine katlandım. Bayram gelmişti kazandığım paralarla anneme bilezik aldım ve annemın babamın elini öpmek için memlekete gittiö. Annem beni görünce çok sevindi ağlamaya başladı. Babam ise yaptığı hatayı anlarcasına hoş geldın dedi. Memleketi özlemişim ı gün çocukluğumun geçtiği heryeri doya doya gezdim havasını içime çektim. Bayram dört gündü ve ayrılık vakti gelmişti tekrar niğdeye döndüm. Eski çalışma hayatıma bıraktığım yerden başladım. Bayram tatili nedeniyle işler birikmiş ve ben hiç aralıksız çalışmaya başladım. Hiç uyku uyumadan 3 gun olmuştu göz kapaklarım kapanıyor hemen irkilip direksiyona sarılıyordum. Bir kenara kamyonu parkedip uyumayı düşündüm ama olmazdı geç kalırdım. Yola devam ediyordum ama göz kapaklarım tekrar kapanıyordu bu sefer irkildiğimde ise bir taksinin farlarını gözümde gördüm ve çarpıstık kamyonun altına girdi 10- 15 metre sürüklendikten sonra şaampole yuvarlandık. Gözümü açtığımda ise kamyon ters dönmüştü. Ellerimle kanayan bir yerim varmı diye baktım sedece şakağım kanıyordu. Ayaklarımı kontrol ettim sağlamdı. Kırılmış olan ön camdan dışarı çıktım. Yüzümdeki kanları temizlediö ve yukarı yola çarpıştığım taksinin yanına gittiö. Takside iki kişi vardı sağ ön koltuktaki kadını çıkarmışlardı şöför arabanın içinde sıkışıp kalmıştı. Çevredeki adamlarla beraber şöförü kurtarmaya çalışıyorduk. Demir tesrere ile sacları keserek zor bela adamı kurtardık ve ambülans ile hastaneye yolladık biri komyon şoförü nerde dedi ve hep beraber koşarak kamyonun yanına gittik kımse yoktu tabi bende şöför kaçmıştır puşt dedim polis geldi zabıt tutmaya başladı biraz durduktan sonra yavaşca oradan ayrıldım ne bok yiyeceğimi düşünmeye başladım telefonla şirketi aradım hemen karakola gidip teslim olmamı söylediler. Bir sigara içip karakola gittim ve teslim oldum. İlk önce alkol muaynesi ve sağlık kontrolünden geçirip nezarete attılar. Daha sonra çarptığım arabanın şöförünün öldüğü haberi geldi. Çok korktum ertesi gün mahkemeye çıkardılar. Ölen adamın yakınlarıda mahkemeye gelmişlerdi. Bana pis pis bakıp küfür ediyorlardı ben ise başımı öne eğip susuyordum. Hakim karar dedi ve hep beraber ayağa kalktık ölen adamın ailesine tazminat olarak 1 mılyar kan parası ödememi karar aldı ve kefaletle serbest bırakabileceğimi yalnız yurt dışına çıkamıyacağımı soyledı. Ama hala dava devam ediyordu bu duruşma bitmişti sadece avukatım bir dahaki duruşmada en az iki yıl hapis cezası alırsın dedi. Kamyon sigortalı olduğu için sigorta şirketi tazminatı ödedi patron ise kefaletimi ödedi ve serbest kaldım. Avukat ve Patron yanıma geldi gelerek bana kaç buradan ortalıkta görünme 5 yıl geçtikten sonra dava düşer diyerek biraz para verdiler parayı alarak İstanbul'a geldim. Bir yıl boyunca münibüs şöförlüğü yaptım sarıyer tarabya hattında daha sonra ameliliğe başladım . Şimdi kazanın üzerinden 4 yıl geçti bir yıl sonra mahkeme zaman aşımına uğrayıp dava düşecek. Çok acıklı hayat hikayen varmış Yılmaz kafasını çnüne eğdi ve abi senin mesleğin ne diye sordu herhalde polis olduğumdan şüphelendi galiba korkma oğlum ben polis değilim gazeteceyim kahkahayla gulmeye başladı. Neden gülüyorsun şimdi sen benim hayat hikayemi yazarsın İstersen neden olmasın. Beraber bahçe duvarını örmüştük iş bitti ve Yılmaz çay demledi duvarın karşısına geçip çay içmeye başladık Yılmaz duvarı gösterek bak bizim eserimiz dedi. Yılmaz sana bir soru kazada ölen adamın yakınları mahkemeyi takip ediyormu. Yok abi onlar kan parasını aldı ne arayor ne soruyorlar artık. Peki bir yıl sonra dava bittikten sonra ne yapacaksın. Abi köye anamın babamın yanına gideceğim hiç göremedim anamı özledim eee 27 yaşına geldik bir de temiz iyi aile kızı bulup evleneceğim köye yerleşeceğim. Ne güzel hava kararmıştı pis üstünü çıkarıp temiz elbiselerini giyip bana ben gidiyorum abi diye seslendi görüşürüz yılmaz abi nasıl görüşelim dünya küçük Yılmaz görüşürüz ama sen yinede al bu kartımı başın sıkışırsa ararsın Güle güle yılmaz...


reklam alanı

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum yazarken dikkat;

1) Öncelikle, kesinlikle küfür etmiyorsunuz.

2) Eğer önceki yorumlardan birine cevap veriyorsanız kime cevap verdiğinizi belirtiyorsunuz.

3) Web sitenizin reklamını yapmak için saçma sapan, konuyla alakası olmayan yorumlar atmıyorsunuz.

4) Yorumunuza gelen cevapları görmek için
E-posta yoluyla abone ol seçeneğine tıklıyorsunuz

5) Teşekkürler eline sağlık vb gibi yorumlar yayınlanmaz

reklam alanı

Benzer Yazilar



EkleBunu Sosyal payla�m Butonu

Yasal Uyarı!..
Bu site paylaşılan dosyaları icerisinde barındırmamaktadır, dosyalar farkli kaynaklardan derlenip paylasilmaktadir ve sorumluluklari tamamen kaynaklarına aittir.Hak sahibinin talebi durumunda paylasımlar derhal sitemizden kaldırılacaktır. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanılması karşışında oluşabilecek hiçbir sorundan sitemiz sorumlu degildir. Siteye giren herkes bu şartları kabul etmiş sayılır. Lütfen beğendiginiz ürünleri satın alınız…